Akciger Kanseri Nedir?

Tem 7, 2012   //   by drsaliht   //   Akciğer Kanseri  //  2 Yorum

AKCİĞER KANSERİ NEDİR?

NEDENLERİ VE BELİRTİLERİ NELERDİR?

 

Akciğer kanseri niçin önemli?

Akciğer kanseri günümüzde kansere bağlı ölümlerin birinci nedenidir. Her yüz kanser ölümünün 25 inden sorumludur.

Peki en sık görülen kanser midir?

Hayır. Kadınlarda meme, erkeklerde prostat kanseri en sık görülen kanserdir. Ancak kadınlarda da, erkeklerde de en çok öldüren kanser, akciğer kanseridir.

 

Akciğer kanserini anlamak için, akciğerlerimizi anlatır mısınız?

Neden olmasın. 12 çift kaburga önde göğüs kemiği (iman tahtası), arkada omurlara tutunarak göğüs kafesini oluşturur. İşte akciğerlerimiz bu göğüs kafesi içinde bulunurlar.

Sağ ve sol olmak üzere iki akciğerimiz var. Sol akciğer iki, sağ akciğer üç parçadan oluşur. Biz bu parçaların her birine lob diyoruz.

Bildiğiniz gibi nefes alınca akciğerlerimiz şişer. Tıpkı balon gibi. Balonun en dışındaki göğüs kafesi de genişler. Hem akciğerin şişmesine yardım eder, hem de onları korur.

Akciğerlere havanın nasıl gittiğini de kısaca anlatır mısınız?

Nefes aldığımızda, ağzımız ve burnumuzdan giren hava ses tellerimizin arasından geçer. Ses tellerinin olduğu yere gırtlak diyoruz. Gırtlaktan sonra ana nefes borusu (biz ona trakea diyoruz) başlar. 2.5 cm çapında halkalı bir borudur. Uzunluğu da 10-11 cm dir.

Ana soluk borusu sonlandığı yerde ikiye ayrılır. Tıpkı ters duran Y gibi.  Bunlar sağ ve sol akciğerin ana borularıdır. (Biz sağ ana bronş ve sol ana bronş deriz.) İşte bu borularla akciğere hava gelir. Tahmin edeceğiniz gibi solda ikiye, sağda üçe ayrılarak loblara ilerlerler.

 

Akciğerler tam olarak ne işe yararlar?

Atmosferden aldığımız oksijenden zengin hava, akciğerlere gelen karbondioksitten zengin kanla gaz alış verişi yapmaya yarar. Yani akciğere karbondioksitten zengin kan gelir. Karbondioksiti akciğerlere bırakır. Oksijenle yüklenir ve kalbe geri döner. Nefes verirken de o karbondioksiti biz dışarı üfleriz.

 

Yani akciğerler hayati bir organ?

Evet. Nefes almadan 1-2 dakika durabilir misiniz. Akciğerlerin yapısı süngere çok benzer. Milyonlarca kesecikten oluşur. Bu keselere alveol diyoruz. Gaz değişimini bunlar yapıyor. Bunlar akciğerin en küçük birimidirler.

Akciğer kanserine geri dönsek?

Hayır, önce size kanseri tanımlamam gerek. Vücudumuzdaki her hücre belirli bir kontrol sistemi altında ya çoğalır,  ya ölür, ya da kendini yeniler. Örneğin kalp kas hücresi hiç kendini yenilemez. Ölen hücrenin yerine yenisi yapılmaz. Ancak cildimizin hücrelerinin üstekiler ölürken, alttan da yenileri oluşur. Banyoda keselenirken çıkan kir yumaklarının çoğu ölen hücrelerin kalıntılarıdır.

Yenilenmek, çoğalmak ve ölmek,  hep kendi kendini kontrol sistemi ile olur. Sinir hücreleri de çoğalmazlar örneğin…

 

Kanser ne demek?

Hücrelerin bu kendi kendini kontrol etme yeteneğinin kayıp olması. Kontrolsüz çoğalmaya başlamasıdır. Çoğalan hücreler, hücre yumağı oluşturur ve etraf dokulara ve komşu organlara yayılır. Bu arada ak kan sistemi (lenf yolu) ve kanla uzaklara gidip oralarda yerleşir ve kontrolsüz büyümesini sürdürür. Biz buna metastaz diyoruz.

Bir kanser ne kadar hızlı büyüyor, metastaz yapıyorsa o kadar tedavisi zor (bazen imkansız) ve öldürücü olur.

Bu nedenle kanserde erken teşhis (büyümeden ve metastaz yapmadan)  yapılırsa, tedavi sonuçları o kadar başarılı olur.

 

Akciğer kanseri nedir?

Akciğerin yapısında bulunan hücrelerinden gelişir. Yukarıda da söylediğimiz gibi çok sık görülür. Kansere bağlı ölümlerin önemli bir kısmını oluşturur. Ülkemizde sağlıklı bir istatistik yoksa da, yılda 20 – 30 bin kadar yeni akciğer kanseri geliştiği söylenebilir. Bu çok büyük bir rakam.

 

Akciğer kanseri tek tip midir?

Hayır, akciğer dokusunda onlarca farklı görevi olan hücre bulunduğundan, farklı farklı tipleri söz konusudur. Biz akciğer kanserini tedavi yöntem farklılıkları nedeniyle kabaca ikiye ayırırız.

-Küçük hücreli akciğer kanseri (KHAK),

-Küçük hücreli dışı (olmayan) akciğer kanserleri (KHDAK).

 

Küçük hücreli akciğer kanserinin özelliği nedir?

Hızlı çoğalan, lenf ve kan yolu ile erken metastaz yapan bir kanser. Çoğunlukla tanı konulduğunda uzak organlara metastaz yapmış olur.

 

Yani,  ne demek istiyorsunuz?

Uzak organlara metastaz yapan kanserler, bazı istisnalar dışında ameliyat edilmezler. Bu nedenle küçük hücreli akciğer kanserinin (KHAK’nin)  ameliyat şansı yoktur. (Bazı istisnaları var tabii… İstisnaları başka bir gün konuşuruz.)

 

Küçük hücreli dışı akciğer kanseri nedir?

Bu bir gruptur. Ondan fazla kanserden oluşur. Köken aldığı hücrelere göre de isimlendirilir. Örneğin, epdermoid karsinom, adeno karsinom, büyük hücreli akciğer kanseri gibi… Çoğunluğu soluk yollarından (bronş) köken alır. O nedenle akciğer kanserlerine bronşial karsinom demekte doğrudur.

Akciğerin başka kanserleri var mı?

Evet var. Akciğerin yukarıda anlatılanlara kötü huylu kanseri dersek, iyi huylu ve iyi ile kötü huylu kanserleri arası (low malign) tümörleri de var.

Birde akciğer zarının iyi ve kötü huylu tümörleri de var. Örneğin “malign mezotelyoma” denilen ve kötü seyir eden bir akciğer zarı kanseri var. Bunlar çok farklı ve uzun konu. Ayrı bir sohbet konusu…

 

Akciğer kanserinin nedenleri nelerdir?

Nedenlerinden ziyade risk faktörleri demek daha doğru. Birazdan sigaradan bahsedeceğiz. Her sigara içen kanser olmadığı gibi, sigara içmeyenlerde akciğer kanseri olabilmekte. Buradan sigaranın masum olduğu gibi bir anlam çıkmasın. Çünkü akciğer kanseri hastalarımızın %90 dan fazlası sigara içiyor ve o nedenle kanser oluyorlar.

 

Yani sigara en önemli kanser risk faktörümüdür diyorsunuz?

Evet. Sigara dumanında çok sayıda kimyasal kanserojen (kanser yapan madde) var. Hücre hasrına neden olup, kanser geliştiriyorlar. Burada önemli bir konu var. İçilen sigara miktarı ve süresi kanser riskini artırıyor.

 

Nasıl yani?

Burada sigara içmeyenlere göre kıyaslama yapıyoruz. Günde 10 adet sigara içende risk sekiz kat artarken, bir paket içenlerde 25 kat artmakta. Uzun süre içenlerde risk daha fazla artmakta. Örneğin günde bir paket sigarayı 40 yıl içen kişinin riski, günde iki paket 20 yıl içen kişiden daha fazla. Aynı miktarda sigara içmiş olmalarına karşın. Kanserojene maruziyet arttıkca, risk de artmakta.

 

Peki anlattıklarınızdan korktuk. Sigarayı bıraktık. Risk devam ediyor mu?

Tabi ki ediyor. Ancak risk her geçen gün azalıyor. On beş yıl sonra, sigara içmeyenlerle eşit hale gelirsiniz.

 

Ben sigara içmiyorum. Birlikte yaşadıklarım içiyor. Riskim var mı?

Var. Sigara içenle aynı ortamı paylaşanlara biz “pasif içici” diyoruz. İçen kadar olmasa da, kanser olma riski var. Risk düşük tabii…

 

Sigara dışında akciğer kanser riskini artıran diğer nedenler nelerdir?

Radyoaktif ışınlara maruz kalmak. Asbest, Nikel, Radon gazı, kromiyum, hava kirliliği akciğer kanser nedenleri arasında sayabiliriz. Bu kimyasallara maruz kalanlar, bir de sigara içiyorlarsa risk katlanır.

 

Aynı aileden kanser olanlar oluyor. Kanser gelişimi genetik midir?

Çok doğru bir gözlem. Kanser olmak genetik değildir. Ancak “eğilim var” diyebiliriz.

 

“Eğilim varı” açıklar mısınız?

Anne veya babası akciğer kanseri olan bir birey, ebeveynleri gibi sigara içiyorsa kanser riski çok çok artar. Ancak sigara içmez ve kanserojen maruziyeti yok ise mutlaka kanser olacak diye bir şey yok.

 

Akciğer kanserinin belirtileri nelerdir?

En çetrefilli konu burası. Hiçbir belirtisi olmayabilir. Ta ki kanser ilerleyene kadar. Bazen de erken dönemde, kanserin başlangıç yerine göre belirtileri olabilir.

 

Hiçbir şey anlamadım?

Şöyle anlatayım. Pek çok organ kanseri erken dönemde müphem (belli belirsiz) ağrıdan, ciddi ağrıya kadar ilk belirtileri verirler. Ancak akciğer dokusu içinde ağrıyı algılayan duysal sinirler olmadığı için, belirli bir büyüklüğe veya çevre dokulara yayılana kadar belirti vermezler.

 

Akciğer kanserinin başlangıçta başta ağrı olmak üzere belirtisi olmamasının bir önemi var mı?

Şu anda ülkemizde, hatta dünyada en önemli sorun bu nedenle çıkıyor. Hastalık başlangıç evresini geçiyor. İlerliyor. Belirti vermeye başladığında tetkikler yapıldığında görülüyor ki, kanser almış başını gitmiş, ilerlemiş ve çoğunluklada ameliyat aşamasını geçmiş oluyor. Sorunda bu. Biz göğüs cerrahları ülkemizde akciğer kanseri olan her 100 hastadan ancak 15 ine, yani %15 ine tedavide yardımcı oluyoruz.

 

Nasıl yani?

Akciğer kanserini tedavisini daha sonra konuşacağız. Burada şunu söyleyelim. Biz göğüs cerrahları erken evre ve ilerlemiş hastaları ameliyat ediyoruz. Daha doğrusu bunların ameliyat şansı oluyor. Çok ilerlemiş ve yaygın hastalıkta ameliyat yapmak gereksiz. Onlar ameliyat şanslarını kaybetmiş oluyorlar. Bu evreler benim size hastalığın aşamalarını anlatmak için kullandığım tanımlamalardır. Diğer doktorlar veya bilimsel yazılar değişik anlatabilir. Bu dört evreden (erken, ilerlemiş, çok ilerlemiş ve yaygın) son ikisi ameliyat şansını yitirmiş evrelerdir. Her yüz hastadan 85’i son iki evrede bize başvuruyorlar.

Yılda 20.000 yeni kanser hastası olduğunu düşünürsek ülkemizde, biz bunların ancak 2000’ini ameliyat edilebilir olarak tanı koyuyoruz.

 

Kötü şeyler anlatıyorsunuz?

Size daha kötü bir şey daha söyleyeyim mi?

 

Söyleyin!

Tesadüfen erken evrede tanı koyduğumuz “ülkemiz insanı”  bize ne diyor biliyor musunuz. Benim hiçbir şikayetim yok. Ağrım sızım yok. Siz bana gereksiz ameliyat yapacaksınız deyip, tedaviyi reddediyor. Altı ay sonra yakınmaları başladığında ve tekrar  geldiğinde, atı alan Üsküdar’ı geçmiş oluyor. Bu kez bizim yapacak bir şeyimiz kalmıyor.

Tanı kısmında daha ilginç anekdotlar anlatacağım.

Konu dağıldı. Toparlayalım mı?

 

Akciğer kanserinin belirtilerini konuşuyorduk. Belirti vermemenin sonucunu gördük. Diğer belirtileri neler?

Bütün kanserlerin neden olduğu bazı bulgular (semptomlar) var. İştahsızlık, zayıflama, halsizlik gibi. Bunlara akciğer kanseri de neden olur.

Birde akciğerle ilgili belirtiler var. Geçmeyen öksürük, nefes darlığı, balgam çıkartma veya kanlı balgam ve göğüs ağrısı. Bu semptomlar giderek artar.

Öksürük ve balgam çıkartma sigara içen hastalarımızın çoğunda önceden beri olduğu için pek aldırmazlar. Tabii ki bu aldatıcı olur. Halbuki öksürük kalıcı ve rahatsız edici bir özellik kazanır, öncesine göre… Balgamın miktarı ve rengi değişir. Hatta hastalarımız bazen akciğerleri balgam dolduğu halde çıkarmakta zorluk çekerler.

 

İlerlemiş kanserin belirtileri var mı?

Tabii ki var.

Boyunda yüzde ve kollarda şişmeler (ödem) hayli ilerlemiş bir kanser bulgusudur. Ses kısıklığı, göz kapağında tek taraflı düşüklük, yutma zorluğu, hiçbir ağrı kesici ile geçmeyen göğüs ağrısı, nefes açıcıların yetersiz kaldığı nefes darlığı ilerlemiş akciğer kanser bulgusudur. Göğüs kafesi içinde sıvı oluşması, diafragmanın sinirinin tutulması veya ana soluk borusunun kanserle tıkanması bu nefes darlığının nedenidir.

 

Sonraki söyleşimizin konusu, akciğer kanseri tanısı ve tedavisi oluşturacak.

2 Comments

  • Kanserin çevresel etkenler ve yanlış yaşam tarzları nedeniyle görülme sıklığı artıyor. Tedavi sürecinde hasta ve hasta yakınları birçok yanlış bilgi edinebiliyor ya da herhangi bir etkisi olmayan tedavi yöntemlerine başvurabiliyor.Sizin gibi birinci ağızların verdiği bilgiler bu bağlamda çok önemli.Çok yalın ve güzel bir anlatım olmuş hocam biginize sağlık…

  • Sigara içerisinde zararlı kimyasalların yanında radyoaktif olan Polonyum da bulunmakta. Özellikle filtreli sigaralarda yanma ısısı 300 derecelere kadar çıkmakta, bu sıcaklıkta polonyum uçucu hale gelip akciğerlere inhale edilmektedir. Bu nedenle aslında filtreli sigaraların daha zararlı olduğu iddia edilmektedir. Salih hocam özellikle sizi uyarıyorum. Demedi demeyin.

Yorum Yap